Üsküdar Belediye Meclisi’nde 5 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen Başkan Vekilliği seçimine ilişkin tartışmalar sürüyor. Cumhur İttifakı cephesi, seçim sürecinde usulsüzlük, baskı ve tehdit iddialarının yaşandığını belirterek iki ayrı suç duyurusunda bulunduğunu ve seçim işleminin iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde dava açacağını açıkladı.
Yapılan açıklamada, iddiaların Üsküdar Belediyesi’nin resmi yayınında kamuya açık şekilde yayımlanan canlı yayın kayıtlarına dayandığı belirtildi.
Açıklamada, Üsküdar Belediye Başkanı da dahil olmak üzere soruşturmada adı geçen kişiler hakkında yargı sürecinin devam ettiği hatırlatılarak, “Masumiyet karinesine inanıyor, hukuk devletinin temel ilkelerine bağlılığımızı koruyoruz” ifadelerine yer verildi.
”SEÇİM SÜRECİ GÖLGELENDİ”
Belediye Başkanının 1 Ağustos’ta Belediye Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda görevden uzaklaştırılması sonrasında Başkan Vekili seçiminin yapılmasının zorunlu hale geldiği belirtilen açıklamada, seçim sürecinin halk iradesinin Meclis’teki yansıması olduğu vurgulandı.
Ancak üçüncü tur oylamanın ardından yaşananların seçim güvenliği açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğu savunuldu.
Açıklamaya göre, üçüncü turda 6 CHP’li Meclis üyesinin Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin lehine oy kullanmasının ardından seçime ara verildi. Cumhur İttifakı cephesi, seçimin kesintiye uğratılmadan devam etmesini talep ettiklerini ancak Meclis Başkanlığı tarafından ara verildiğini ifade etti.
”MECLİS ÜYELERİNE BASKI VE TEHDİT İDDİALARI ARAŞTIRILMALI”
Açıklamada, üçüncü tur ile dördüncü tur arasında verilen ara sırasında bazı CHP’li Meclis üyelerine yönelik baskı ve tehdit iddialarının gündeme geldiği ileri sürüldü.
Söz konusu üyelerin, tercihlerini değiştirmeleri yönünde baskı gördüklerinin iddia edildiği belirtilirken, aranın ardından seçim tablosunun değiştiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, üçüncü ve dördüncü tur arasında yaşanan değişimin, ara sırasında ortaya atılan tehdit, şantaj ve baskı iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
OY PUSULALARININ GEÇERSİZ SAYILMASINA TEPKİŞ
Seçimin dördüncü turunda bazı oy pusulalarının üzerindeki harflerin farklı şekillerde yorumlanarak geçersiz sayıldığı iddia edildi.
Açıklamada, pusulaların matbu olmadığı, Meclis üyelerinin adayın adını ve soyadını kendi el yazılarıyla yazdığı belirtilerek, adayın kim olduğunun açıkça anlaşılması halinde tek bir harfin görünümünün oyun geçersiz sayılmasına gerekçe yapılamayacağı savunuldu.
Divan Başkanı Ali Aral’ın oyların değerlendirilmesi sırasında, “Karıştı bu oylar ya. Oyları karıştırdım. Hangisi geçersizdi?” şeklindeki ifadelerinin de seçim güvenilirliği açısından soru işaretleri oluşturduğu belirtildi.
Ayrıca bir oy pusulasının, başka bir pusula hakkında verilen karar gerekçe gösterilerek geçersiz sayılmasının da hukuki açıdan tartışmalı olduğu ileri sürüldü.
”DÖRDÜNCÜ TURUN SONUCU İKİ FARKLI ŞEKİLDE AÇIKLANDI”
Açıklamada, dördüncü turun sonucunun birleşim sırasında iki kez ve birbirinden farklı biçimde açıklandığı, daha sonra düzeltme yapıldığı belirtildi.
Düzeltilen açıklamadaki oy dağılımının da tasnif sırasında kayıtlara yansıyan durumla örtüşmediği iddia edilerek, seçim sürecinin yeniden incelenmesi gerektiği ifade edildi.
İKİ AYRI SUÇ DUYURUSU
Cumhur İttifakı cephesi, seçim sürecine ilişkin bugün itibarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
İlk suç duyurusunun Başkanlık Divanı üyeleri hakkında olduğu belirtilirken, başvuruda başta görevi kötüye kullanma ve siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi olmak üzere çeşitli suçlama ve iddiaların yer aldığı ifade edildi.
İkinci suç duyurusunun ise üçüncü tur sonrasında verilen ara sırasında salonda ve salon dışında yaşandığı ileri sürülen olaylara ilişkin olduğu açıklandı. Bu başvurunun, Meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve hakaret iddialarını kapsadığı belirtildi.
”SEÇİMİN YENİLENMESİ İÇİN DAVA AÇACAĞIZ”
Açıklamada son olarak, seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile Başkan Vekilliği seçiminin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde dava açılacağı duyuruldu.
Cumhur İttifakı cephesi, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, yaşananların tüm yönleriyle araştırılması ve Meclis üyelerinin iradesinin korunması gerektiğini ifade etti.


