İstanbul’un turizm potansiyeline dikkat çeken Aslan, şehrin yalnızca İstanbul Boğazı ile değil, tarihi ve kültürel zenginliğiyle de öne çıktığını vurguladı. Haliç bölgesinin bu anlamda özel bir yere sahip olduğunu belirten Aslan, şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul’umuzun Boğaz’ı kadar kıymetli bir derinliği, Haliç kıyılarında saklı. Bir yanda Fener ve Balat’ın çok kültürlü dokusu, diğer yanda Eyüp’ün güçlü mirası, biraz ileride endüstri tarihini taşıyan yapılar ve müzeler yan yana duruyor. Yeni rotamız ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor.”

Yeni tanıtılan Sultanahmet–Haliç hattının, İstanbul’un farklı tarihi katmanlarını bir araya getirerek yerli ve yabancı turistlere kapsamlı bir gezi imkânı sunması hedefleniyor.

Öte yandan Aslan, Yerebatan Sarnıcı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesi konusuna da değindi. Kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Aslan, şu çağrıyı yaptı:
“Devletin kurumları birbiriyle karşı karşıya gelmemeli. Biz hep şunu söylüyoruz: Gelin beraber çalışalım. Milletimiz için, halkımız için birlikte çalışalım.”
Turizm Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması adına atılan adımların önemi bir kez daha vurgulandı.

