Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mimar Eraydın’dan Kentsel Dönüşüm Çağrısı

“Şehirleri yeniden düşünmeliyiz”

“Şehirleri yeniden düşünmeliyiz”

Türkiye’de deprem riski ve eski yapı stokunun oluşturduğu tehdit, kentsel dönüşüm konusunu yeniden gündemin merkezine taşıdı. Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, kentsel dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, sürecin yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını söyledi.

Türkiye genelinde yaklaşık 7 milyon riskli yapı bulunduğunu hatırlatan Eraydın, bunların 1,5 ila 2 milyonunun acil dönüşüm beklediğini ifade etti. Deprem riski taşıyan yapılarda yaklaşık 30 milyon insanın yaşadığına dikkat çeken Eraydın, mevcut yapı stokunun önemli bölümünün eski yönetmeliklere göre ve yeterli mühendislik hizmeti alınmadan inşa edildiğini vurguladı.
“Kentsel dönüşüm artık ertelenebilir bir süreç değil” diyen Eraydın, güvenli yapı üretiminin tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti.

”PARSEL DEĞİL YAŞAM ODAKLI DÖNÜŞÜM GEREKLİ”
Mevcut dönüşüm projelerinin çoğunun yalnızca parsel bazlı ilerlediğini söyleyen Eraydın, bu yaklaşımın şehirleşme sorunlarını derinleştirdiğini ifade etti. Şehirlerin yalnızca binalardan oluşmadığını belirten Eraydın, ulaşım altyapısı, sosyal alanlar, yeşil alanlar, otopark çözümleri ve afet toplanma alanlarının da dönüşüm planlamasının temel parçaları olması gerektiğini söyledi.

Yeni nesil şehircilik anlayışının insan odaklı ve bütüncül planlamayı zorunlu kıldığını kaydeden Eraydın, “Daha yüksek katlı binalar yapmak şehirleşme değildir. Asıl mesele daha yaşanabilir, erişilebilir ve güvenli yaşam alanları oluşturabilmektir” dedi.

 ”GÜVENLİYAPI BİR SİSTEM MESELESİ”
Kentsel dönüşümde “güvenli yapı” kavramının yalnızca beton kalitesiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Eraydın, güvenli yapının; zemin etüdünden statik projeye, malzeme kalitesinden işçiliğe ve denetime kadar bütüncül bir sistem olduğunu ifade etti.
Özellikle 2000 yılı öncesi yapıların büyük bölümünün güncel deprem yönetmeliklerine uygun olmadığını vurgulayan Eraydın, dönüşümün temel hedefinin uzun ömürlü ve dirençli yapılar üretmek olması gerektiğini söyledi.

SAĞLIK YAPILARINDAKİ DENEYİM DÖNÜŞÜME TAŞINIYOR
Arter İnşaat’ın özellikle hastane projeleri gibi yüksek teknik hassasiyet gerektiren yapılarda edindiği deneyimi kentsel dönüşüm projelerine de aktardığını dile getiren Eraydın, sağlık yapılarında hata toleransının çok düşük olduğunu belirtti.
Bu disiplinin kalite standartlarını yükselttiğini söyleyen Eraydın, aynı mühendislik hassasiyetinin kentsel dönüşüm projelerinde de uygulanması gerektiğini ifade etti.

”FİNANSMAN MODELLERİ GELİŞTİRİLMELİ”
Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerden birinin finansman olduğunu kaydeden Eraydın, vatandaşların dönüşüme ikna olması için ekonomik olarak ulaşılabilir çözümler sunulmasının önemine dikkat çekti.

Uzun vadeli kredi modelleri, kamu destekleri ve özel sektör iş birliklerinin süreci hızlandıracağını belirten Eraydın, bürokratik süreçlerin de sadeleştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Süreç uzadıkça maliyet artıyor ve dönüşüm zorlaşıyor” diyen Eraydın, daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti.

Eraydın, kentsel dönüşümün yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesini de doğrudan etkileyeceğini belirterek, şehirlerin geleceğinin bugün atılacak adımlarla şekilleneceğini söyledi.