Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa CAMUZCU
Mustafa CAMUZCU

Z Kuşağı’nda Siyasi Eğilimler

Gençlikte Yükselen Üç Siyasî Hat: Yeni Milliyetçilik, Kemalizm ve Sosyalizm

Türkiye’de gençlik arasında son yıllarda belirgin bir siyasal yönelim değişimi yaşanıyor. Ekonomik belirsizlikler, adalete dair güvensizlik, İşe alınmalardaki usulsülükler, istihdama etki eden nepotizm, pandemi sonrası bozulan toplumsal dengeler ve artan statü kaygısı; Z kuşağının siyasal kimlik arayışlarını kökten etkiliyor. Bu dönüşüm, yalnızca partiler arasında tercih değişimi yaratmıyor; aynı zamanda yeni bir milliyetçilik, yeniden yükselen Kemalizm ve güçlenen sosyalist hareketlerin gençler arasında aynı anda büyümesine zemin hazırlıyor.

 

Gelenekten Kopan Yeni Bir Milliyetçilik

Z kuşağı, kendi siyasal anlayışlarını “reaksiyoner ve seküler milliyetçilik” olarak tanımlıyor. Bugün üniversiteler ve liselerde “korkunç bir siyasallaşma” yaşanıyor; bu ortam gençliği iki uca doğru itiyor:
Seküler–Kemalist milliyetçilik ve sosyalist mücadele.
Milliyetçilik üzerine çalışan yazar Bahadırhan Dinçarslan, Türkiye’de 2000’lerle beraber değişen sosyolojinin milliyetçi camiada “yeni bir kırılma” yarattığını düşünüyor. Ona göre bugün üç ayrı milliyetçilik biçimi var:
* Geleneksel milliyetçilik (MHP ekseni)
* Sosyolojik dönüşümle ortaya çıkan yeni milliyetçilik (İYİ Parti ekseni)
* Daha radikal ve duygusal bir üçüncü dalga milliyetçilik
Dinçarslan’a göre bu üçüncü tip milliyetçilik, “rasyonel çözüm arayışından çok duygusal reflekslere” dayanıyor. Pandemide sosyalleşememiş, ekonomik krizle gençliğini yitirdiğini düşünen, geleceğini risk altında hisseden bir kuşak, millî kimliği bir savunma kalkanı olarak görüyor.

Ülkü Ocakları’na Gitmeyen Bir Milliyetçi Nesil

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün (TÇE) yayımladığı Türkiye’nin Milliyetçilik Haritası araştırması da bu değişimi doğruluyor. Üst kuşaklarda milliyetçilik sıklıkla Ülkü Ocakları deneyimiyle ilişkilendirilirken, gençlerde bu bağ zayıflamış durumda. TÇE araştırma direktörü Yağmur Uzunırmak, “Artık Ülkü Ocakları’na hiç gitmemiş ama kendisini milliyetçi tanımlayan geniş bir genç kitle var” diyor.
Bugünün genç milliyetçiliği;
– Turancı semboller,
– Göktürk bayrakları,
– Atatürk posterleri,
– Enver Paşa ikonografisi
gibi öğeleri harmanlayan melez bir kimlik oluşturuyor. Dinin veya geleneksel lider kültünün belirleyici olmadığı, daha çok ulusal kimlik, laiklik ve tepkisellikten beslenen bir çizgi öne çıkıyor.
Kemalizmin Yeni Yorumlanışı: Anti-emperyalist ve Özgürlükçü Bir Vatanseverlik…

Yeniden Güçlenen Kemalizm

Yükselen yeni milliyetçilikle paralel bir başka akım ise Kemalizmin yeniden güçlenmesi. Gençler için Atatürk’ün laiklik ve anti-emperyalizm vurgusu, yalnızca tarihsel bir değer değil; güncel bir güvence niteliğinde.
Z kuşağı için vatanseverlik,
– hukuksuzluğa,
– adaletsizliğe,
– ayrımcılığa
karşı durmak anlamına geliyor. Bu nedenle Kemalist söylem; özgürlük, eşit yurttaşlık ve hukuk devleti taleplerinin doğal taşıyıcısı haline geliyor.

Sosyalist Hareketlerde Yeniden Yükseliş

Diğer tarafta, ekonomik kriz, işsizlik, güvencesizlik ve nepotizm; birçok genci sosyalist düşünceye yöneltiyor.
Üniversiteli gençler, “Cumhuriyetçi değerleri savunma noktasında sosyalist arkadaşlarla yan yana geldiğimizde oldu” diyerek iki hattın zaman zaman kesiştiğini belirtiyor.

İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi’nin altı kentte yaptığı 2024 araştırması, gençlerin neredeyse tamamının ekonomik zorluklar nedeniyle “kendini genç hissetmediğini” gösteriyor. Bu durum, sosyalist hareketlerin dile getirdiği ekonomik eşitsizlik eleştirilerini gençler için daha cazip hale getiriyor.

Partilere Değil, Değerlere Sadakat

Z kuşağını önceki kuşaklardan ayıran en belirgin fark, parti sadakatinin zayıflaması. Dijital çağda siyasal bilgiyi sosyal medyadan edinmeleri, değişen gündemlere hızlı tepki vermeleri ve faydacı bakış açısı, gençleri “kimlik üzerinden değil değerler üzerinden siyaset yapmaya” yöneltiyor.
ODTÜ’den Prof. Dr. Özgehan Şenyuva’ya göre gençler hem bugünlerini hem geleceklerini tehdit altında görüyor:
“Orta sınıfın krizi, ekonomik belirsizlik, nepotizm… Kendilerini ait hissedebilecekleri bir kimlik arıyorlar. Milliyetçilik burada önemli bir çıkış alanı sunuyor.”
Ancak bu arayışın aynı zamanda sosyalizme ve Kemalizme de kapı araladığı görülüyor.

Sonuç:

Tepkisel ama özgürlükçü bir nesil
Bugün Türkiye’de gençlik, siyaseti yalnızca bir kimlik alanı olarak değil; hayatta kalma ve geleceğini kurtarma mücadelesi olarak görüyor. Bu nedenle üç farklı akım aynı anda güçleniyor:
* Seküler ve özgürlükçü yeni milliyetçilik
* Anti-emperyalist, laik ve demokratik Kemalizm
* Eşitlik ve adalet vurgulu sosyalist arayış
Hepsinin ortak noktası ise şu:
Gençler, tepeden inme söylemleri değil, kendilerine alan açan, özgürlüklerini güvenceye alan ve geleceğe dair umut veren bir siyasal anlayış arıyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER