Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa CAMUZCU
Mustafa CAMUZCU

Şiddete, Yalnızlığa Karşı Kadınlar Kazanacak

Gazete İlke Özel Röportajı: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart 2026

Gazeteci: Mustafa Camuzcu (Beğen Medya Sorumlu Müdürü)

Emekçi Kadın Konuk: Nesrin Vural (Mersin DYP İl Başkanı, tek başına çocuk yetiştiren bir anne ve emekçi kadın temsilcisi)

Mustafa Camuzcu: Merhaba Nesrin Hanım, Gazete İlke adına sizinle tekrar röportaj yapmaktan mutluluk duyuyorum. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Türkiye’de kadınlar hâlâ şiddetle, zulümle mücadele ediyor. Özellikle tek başına anne ve babalık yapan kadınların yükü çok ağır. Sizce bu günde en çok vurgulanması gereken nedir?

Nesrin Vural: Merhaba Mustafa Bey, öncelikle Genel Başkanımız Sayın Cenk Küpeli adına, il başkanlığımız adına ve şahsım adına Beğen Medya’ya teşekkür ederim.

Evet, 8 Mart bizim için sadece bir kutlama değil, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin simgesidir. Türkiye’de her gün kadınlar fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetle yüzleşiyor. TÜİK’in son “İstatistiklerle Kadın 2025” verilerine göre, yaşamlarının bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların %28,2’si psikolojik, %18,3’ü ekonomik, %12,8’i fiziksel şiddete uğramış. En acı veren ise, şiddetin büyük kısmının eş, eski eş ya da yakınlardan gelmesi: Fiziksel şiddette %56, psikolojik şiddette %42 oranında fail yakın çevreden. Bu sistematik bir sorun; cezasızlık, yetersiz koruma mekanizmaları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği şiddeti besliyor. Biz kadınlar adına yüksek sesle diyoruz: Kadına yönelik her türlü şiddete, zulme, ayrımcılığa Hayır!

Mustafa Camuzcu: Özellikle tek başına çocuk yetiştiren anneler bu mücadelenin en zor cephesinde. Boşanma sonrası velayet oranları, ekonomik zorluklar… Bu konuda ne söylersiniz?

Nesrin Vural: Tam da bu nokta çok kritik. TÜİK’in 2025 boşanma istatistiklerine göre, kesinleşen davalarda çocukların velayetinin %74,6’sı anneye, %25,4’ü babaya veriliyor. Yani anneler çoğunlukla çocuklarıyla kalıyor ama bu, ekonomik güvencesizlik, yoksulluk riski ve sosyal dışlanmayla birlikte geliyor. Tek başına anne olan biz kadınlar hem evin yükünü, hem geçim derdini, hem de çocuklarımızın geleceğini sırtlanıyoruz. Emeğimiz görünmez kılınıyor, haklarımız yok sayılıyor. Oysa bu anneler sevgileriyle, fedakârlıklarıyla geleceği inşa ediyor.Tek başına altı tane çocuk büyüten ben, hem anne hem baba olan ben… Kimse anlatmasın bana yalnız kadınların o kısıtlı bütçelerle o pahalılıkla nasıl mücadele ettiğini! O acıyı, o öfkeyi, o bitmeyen isyanı iyi bilirim.” Tek başına anne olan kadınların yalnız bırakılmasına Hayır! diyoruz. Çocuklarını büyüten, evi geçindiren, topluma katkı sağlayan bu güçlü kadınların hak ettiği saygı ve desteğe Evet!

Mustafa Camuzcu: Son dönemde kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler de artıyor gibi görünüyor. 2026’nın ilk aylarında durum nedir?

Nesrin Vural: Ne yazık ki evet. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Şubat 2026 raporuna göre sadece bir ayda 23 kadın cinayeti işlendi, 29 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Toplamda 34 kadın hayatını kaybetti; en genci 8, en yaşlısı 72 yaşındaydı. Bazıları koruma kararı olmasına rağmen öldürüldü. Bu tablo, koruma mekanizmalarının yetersizliğini, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmadığını gösteriyor. 2026’nın başından beri onlarca kadın katledildi, şüpheli ölümler kayıtlara geçti. Bu, cezasızlık politikalarının sonucudur.

Mustafa Camuzcu: Peki talepleriniz neler? Türkiye Cumhuriyeti’nde nasıl bir yaşam istiyorsunuz?

Nesrin Vural: Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak, biz kadınlar özgürce, rahat, eşit ve güvenli bir yaşam istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımların etkin uygulanmasını, 6284 sayılı Kanun’un gerçekten koruyucu olmasını, şiddet faillerine sıfır tolerans gösterilmesini talep ediyoruz. Tek ebeveyn ailelere –özellikle annelere– ekonomik ve sosyal desteklerin artırılmasını, yoksulluk riskinin azaltılmasını istiyoruz. Kadınların emeği değersizleştirilmesin, annelik tek başına bir yük olmaktan çıksın, eşit yurttaşlık hakları tam anlamıyla sağlansın. Kadına yönelik her türlü şiddete Hayır! diyoruz; tek başına mücadele eden annelerin yalnızlığına Hayır! diyoruz.

Mustafa Camuzcu: Son olarak, 8 Mart mesajınız nedir?

Nesrin Vural: Bu 8 Mart’ta sokaklarda, evlerde, iş yerlerinde sesimizi yükseltelim: Kadınlar vardır, kadınlar kazanacak! Tüm kadınların, özellikle tek başına mücadele eden annelerin, emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum. Dayanışmayla, eşitlikle, özgürlükle dolu bir yarın için… Yaşasın kadın dayanışması! Jin, jiyan, azadî! Kadınlar özgür olacak!

Mustafa Camuzcu: Çok teşekkür ederim Nesrin Hanım, bu anlamlı röportaj için. Gazete İlke olarak kadın mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER